28 Kasım 2012 Çarşamba

AHMET ZEKİ YEŞİL SÖZLERİ !....


 






***
 
DERTLER BENİM OLSUN!.. ÇÜNKÜ DERTLERE YATIRIM YAPIYORUM.

***

ÇOK UZUN YAZMA! KAYBOLUYORUM SONUNDA..

***
SUSTURACAĞIM SAATİ, PİLİNİ ÇIKARTACAĞIM. BİLİYORUM, YİNE DE DURMAYACAK ZAMAN.

***
DEREOTU SİNİRLERİ YATIŞTIRIR. DERELER KURUMASIN..

***
"GEL KEYFİM GEL" DEMEM YETERLİ. ÇOK ŞÜKÜR, BU GÜN DE GELDİ.

***
HAYATI AKIŞINA BIRAKTIK, ÜSTÜMÜZ BAŞIMIZ BATTI.

***
KUSURA BAKMAK YASAKLANDI, KİMSE KUSURA BAKMASIN.

***
VAKİT DARDI, ELBİSEN GİBİ..

***
PATLAK LASTİK TAMİR OLUR, PATLAK EGO TAMİR OLMAZ.

***
DÜŞÜNDÜM, TAŞINDIM, KİMSENİN RUHU DUYMADI.

***
BİTMEYEN İLİŞKİ YOKTUR, BAŞLAMAMIŞ İLİŞKİ VARDIR.

***


AHMET ZEKİ YEŞİL



Ahmet Zeki Yeşil'in sözlerinden yaptığım bir derlemedir. Sevgili Ahmet Zeki Yeşil Ağabeyimize çok teşekkür ediyorum.

GODOT’U BOŞUNA BEKLERKEN !...


     




















GODOT’U BOŞUNA BEKLERKEN    


Neredesin Godot? Hani, nereye gitsem benden önce orada olacaktın. Boşu boşuna beklettin. Bunu bana nasıl yaparsın? Oysa “Kimsin, necisin?” diye sormamıştım. Kimselere söylemeden beklemiştim seni. İçimde, gelirsin diye bir umut vardı ve mutlu, mutlu yaşardı. Öküzün trene baktığı gibi bakarken yollarına, varsayımların peşinden koştum. Sen gelmedin… Zaman su gibi aktı, ben yoruldum.   


Gelseydin, keyfim gelecek ve her şey değişecekti. Adalet tecelli edecekti. Fahriye Abla sevinecekti. Bahar gelecekti. Ayçiçekleri bize doğru dönecekti. Gözyaşında değil, nisan yağmurlarında ıslanacaktık. Gökkuşağının altından geçecektik. İçimizde sancı, kafamızda endişeler olmayacaktı. Hasret mektupları okumayacaktık. Dilimiz, kalbimizin yalancı şahidi olmayacaktı. Bitti denilen yerde başlayacaktı aşk. İçimiz “pır, pır” edecekti. Çocuklar bayram sabahlarına uyanacaktı. Birlikte uçurtma uçuracaktık. Tozpembe hayalleri gerçek sanmayacaktık. Gün gelip, kendi yalanlarımıza inanmayacaktık. Karanlık ve soğuk olmayacaktı hayatımız. Sis çökmeyecekti gözlerimize. Yollarında gölgemiz cansız yatmayacaktı. Bir güvercinin ruh tedirginliğinde yaşamayacaktık. İçimizdeki ürperti sesimize yansımayacaktı. Kaderimiz birbirine benzemeyecek, acılarımız bize yol gösterecekti. Tünelin sonundaki ışığa koşacaktık hep birlikte. Kapladığımız yer bizim olacaktı. Bahane değil, sebep arayacaktık. Her sigarada yanıp küle dönmeyecektik. Savaşlardan önceki “Barıştan yanayım” yalanlarına kanmayacaktık. Ve sırtımızı sevgiye, hoşgörüye dayayacaktık.  



İşte böyle Godot? Beni kandırdın ya, helal olsun sana. Artık “İyi ki varsın” demeyeceğim. Hep bir eksik vardır aslında. En çok da sol yanımızda. Bu saatten sonra gelmesen de olur. Çünkü mevzuata takılırsın. Döneklerin dönekliği başını döndürür. Rakibin kafanı karıştırır, aldanırsın. Fırıldak gibi dönemezsin. Nabza göre şerbet veremezsin. Alım gücün düşer. Boş sahada top koşturamazsın. Boş yere kürek çekemezsin. Boş yere çıkan yangınlarda çıtır, çıtır yanarsın. Ortalık delillerle dolu olsa da bize inanmazsın. Dizi manyağı olursun da ruhun duymaz. Siyasette seviye bulamazsın. Düşünsene bir kere, senin gibi düşünmeyenler işaret parmağını sallayarak “Sen görürsün!” derse ne yaparsın. Sabahın köründe kapın çalınsa, sütçü geldi sanırsın. Yanılırsın...



Anladım Godot! Sen haklısın. Keşke burada yaşasaydın muhabbeti yapmayacağım. Buralar sana göre değil. Buralarda laf çok, icraat yoktur. Bir yanımız koyundur, sen “Meee”leyemezsin. Varsın yüreğimde fırtınalar kopsun. Susturacağım saati, dursun zaman. Gökyüzünü ve toprağı sevmekten vazgeçmeyeceğim. Adını “Vefasız” diye anacağım. Seni beklemeyeceğim. Gelme Godot!   



AHMET ZEKİ YEŞİL


 http://www.focafoca.com/default.asp?sayfa=31&id=8618


Maydanoz Dergisinde komşu köşelerde yazdığımız, kendisini tanımaktan büyük mutluluk duyduğum Mizah Yazarı Ağabeyim Ahmet Zeki Yeşil'in  GODOT’U BOŞUNA BEKLERKEN başlıklı yazısını  ; http://www.focafoca.com  adlı sitenin 08.03.2012 tarihinde tarihli yayınından, kendisinin izniyle aldık. Ahmet Zeki Yeşil Ağabeymize çok teşekkür ediyorum.

26 Kasım 2012 Pazartesi

SEZER ODABAŞIOĞLU AĞABEY ARAMIZDA !...

 
 
 

 
 
 
 
Bir süre Harbici Mizah'a ara vermiştik. Çünkü mizahçı kardeşimiz Serdar Gilkal'ı yitiridik. Sevgili Serdar'dan sonra  canımız hiç bir şey çekmedi. Sezer Odabaşıoğlu ağabey'imizin Öğretmenler Günü için hazırladığı çizimi blogumuzda yayınlıyoruz.Sezer Ağabey'imize her zamanki duyarlılığı için çok teşekkür ediyoruz.
 

8 Eylül 2012 Cumartesi

SERDAR GİLKAL HER ZAMAN YÜREĞİMİZDE !...




Bursa Yeni Dönem Gazetesi Yazarı Sevgili Binay Kazan.




 
 
Sevgili Kardeşimiz Serdar Gilkal...
 
***
 
Arkadaşımız, dostumuz, kardeşimiz Serdar Gilkal'i yitirmenin acısını bir yaşam boyu unutmayacağız, unutturmayacağız. Serdar Gilkal 'in ardından Sevgili BİNAY KAZAN'ın Bursa Yeni Dönem Gazetesi'nde kaleme aldığı satırları size aynen aktarmak istiyoruz. Sevgili Binay Kazan'a bu yazıyı sizlerle paylaşmamıza izin verdiği için sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz.
 
 
 
''

NE YAPTIN BE SERDAR?
Profesyonel gazeteciliğe 1983 yılında Setbaşı Ünlü Cadde’de bulunan Bursa Hakimiyet Gazetesi Spor Servisi’nde başlamıştım.
Gazetede o zamanlar; adlarını hala saygı ve rahmetle andığım Yılmaz Akkılıç ve Kemal Sulaoğlu tarafından Bursa Ansiklopedisi hazırlanıyordu. Zaten küçücük olan Spor Servisi içinde konuşlanan ansiklopedi ekibinin arasında; Serdar Gilkal ve Yılmaz Aslantürk gibi üniversite öğrencileri de bulunuyordu.
Aynı odada aynı havayı soluduğumuz bu genç insanlar, daha sonra karikatürist olarak sanat camiasının içine girdiler. Serdar Gilkal üniversiteyi bitirdikten sonra da, Bursa’da çeşitli medya kuruluşlarında görev aldı. Yazarlık ve çizerlik yaptı. Espri dolu yaşamına sıkı dostluklar da sığdırdı.
Eski bir arkadaşım olarak facebook portföyümde de yer alıyordu kendisi… Zaman-zaman Bursaspor ve Bursa’nın eski fotoğrafları konularında haberleşiyorduk onunla…
Cuma günü kötü bir haber aldık sevgili arkadaşımdan…
Herkeste “Ne yaptın be Serdar” dedirtecek bir çılgınlık yapan Serdar, kendini oturduğu binanın 6.katından atarak yaşamına son vermişti.
Bu kentin yetiştirdiği aydın- entellektüel insanlardan biri olan Serdar Gilkal, ne yazık ki bu ülkenin omuzlarına yüklediği ekonomik-sosyal-kültürel yüzlerce sorunun ağırlığını taşıyamamış olacak ki; ölümü seçti.
Çok üzgünüm.
Yattığı yer cenneti olsun.
Toprağı ışıklarla dolsun.
Güle-güle Serdar…
Seni ve karikatürlerini çok özleyeceğiz.

BİNAY KAZAN
 
 http://www.yenidonemgazetesi.com/kose-yazisi/4176/besas-in-hedefleri-ve-yeni--ekmek-yonetmeligi.html

29 Ağustos 2012 Çarşamba

AH BE SERDAR GİLKAL KARDEŞİM AH !...

 
 
 
 
SEN DÜNYAYA GELMİŞ ENDER GÜZEL İNSANLARDAN BİRİYDİN. MİZAH DÜNYASININ ÇAKALLARINA İNAT ; İNSANDIN....SEVGİLİ ANNENİ YİTİRDİĞİN İÇİN HER GÜN AĞLAYACAK KADAR ANNE SEVGİSİ DOLUYDUN...TELEFONDA BANA VEDA EDERKENKİ SESİNİ HİÇ UNUTMYACAĞIM. SON SOLUĞUMA DEĞİN SENİ YÜREĞİMDE TAŞIYACAĞIM .SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIM KARDEŞİM.
 
MEKANIN CENNET OLSUN !....
 
KARDEŞİN ; İBRAHİM ORMANCI
 

28 Ağustos 2012 Salı

BREZİLYA'DAN '' JOAO BENTO SOUSA NETO '' ARAMIZDA !...









Sevgili arkadaşımıza çok teşekkür ediyoruz.

                                            Muito obrigado, caros colegas.