28 Ağustos 2010 Cumartesi

ABDÜLMECİT ÖZBEK'İ ANIYORUZ !...


5.10.1972 yılında samsun’ un çarşamba ilçesinin kızılot köyünde doğdu. İlköğretimi kızılot ilköğretim okulunda tamamladıktan sonra orta öğretimini samsun endüstri meslek lisesinde tamamladı. resime çizgiye ve karikatüre merakı lise yıllarında gelişen Abdülmecit Özbek samsun 19 Mayıs üniversitesi resim öğretmenliği bölümünü kazandı.

Maddi koşulların imkânsızlığı nedeniyle üniversite eğitimine yalnızca bir dönem devam edebilen Özbek bir gemide çalışmaya başladı.1998 de vatani görevini Ankara balgat ‘da nizamiye görevlisi olarak tamamladıktan sonra yabancı bandrollü bir gemide çalışmaya devam etti.

Çizimleri ile birçok karma sergiye ve yarışmaya katılmıştı. Genç sanatçımızın kazandığı ödüller arasında samsun çevre il müdürlüğü karikatür yarışmasında birincilik ve ikincilik ödülü (1991).Lions kulüpleri uluslar arası gençler karikatür yarışmasında mansiyon ödülü. Vaniköy lions kulübü karikatür yarışmasında büyük ödül, yorgun mizah dergisi’nin karikatür yarışmasın’da ikincilik ödülü, musa anter karikatür yarışmasın’da ikincilik ödülü yer alıyordu. .bir dönem ulusal televizyonda yayınlanan birçok çizgi dizinin çizerliğini üstlendi. Ulusal gazete ve dergilerde birçok karikatürleri yayınlandı.



Heykele ve resime olan yeteneğide mevcut olan Özbek 1994 yılında kızılot köyünde 21 Mayıs büyük Kafkas sürgününe atfen ‘sürgün’ heykeli yapmıştır.



Aralık 1998 de İtalya açıklarında kazan patlaması sonucunda meydana gelen bir kazada ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı. Yaklaşık 2 hafta kadar yoğun bakımda kaldıktan sonra 10 Ocak 1999 da hayatını kaybetti.

13 Ağustos 2010 Cuma

MUSTAFA YILDIZ ARAMIZDA !...


Karikatürist kardeşimiz, Mustafa Yıldız'ın Ramazan ile ilgili çizdiği o muheteşem karikatürü blogumuzda yayınlıyoruz. Mustafa Yıldız'ın eline sağlık, binlerce teşekkür !...

2 Şubat 2010 Salı

FEYHAN GÜVER !...




Kendini anlatan tümcelerini yayınladığımız Feyhan kardeşimizi seviyoruz....

'' trakya’nın küçük bir köyünde takriben eylül ortaları; avlusunda üç ıhlamur ağacı ve bir sürü kasımpatı olan dört odalı bir evde doğdum… babam öğretmen, annemse sadece anneydi.. üç kardeştik… İlkokulu köyde okudum… dut ağacına tırmanma ve bir çeşit bowling’e benzeyen dokuz kiremit oyunlarında çok başarılıydım… yatılı okul sınavlarını kazanıp istanbul kız lisesi’ne gidince bu işleri bıraktım… ortaokul ve lise’yi istanbul’da okuduktan ve bilumum kitap ve defterlerimin arka kapaklarının ön yüzlerine envai çeşit resim, at kafası ve çizgi roman karakterleri çizdikten sonra köye döndüm… köye döner dönmez ilk işim annemin ısrarlarıyla bir buçuk yılda on iki kişilik bir dantel masa örtüsü örmek oldu… baktım ki bu işler zor kendimi mizah dergilerine vurdum… bir iki çiziktireyim derken derginin amatör sayfalarına karikatürler göndermeye başladım… gırgır,çarşaf derken limon’u karikatür yağmuruna tuttum… bir sabah kalktığımda baktım ki limon’da “ bayır gülü ” isimli bir köşem olmuş… hatta mizah yazıları da gönderdiğim için iki köşem olmuş…artık ondan sonrası çorap söküğü….. başka bir sabah kalktım ki aradan 14 yıl geçmiş… istanbul’a taşınmışım… evlenmişim…. bir kitabım, dört karikatür albümüm, bir oğlum olmuş… oğlum beş yaşına gelmiş… zırnık bir şey anladıysam turp olayım…''

17 Eylül 2009 Perşembe

CİCİ DERGİSİ KAPANDI !...



Yeni çıkan mizah dergilerinden, CİCİ çıktığı gibi kapandı. Dergiyi çıkaranlardan, Alpay Erdem '' Kötü oldu kapattık '' demiş. Oysa güzel bir dergiydi. Üzüldük !...

Not: Bu konuda gelişmeleri ( http://beyn.org/cici-mizah-dergisi-kapanmis/ ) sitesinden takip edebilirsiniz.

20 Ağustos 2009 Perşembe

EMEĞE SAYGILI ŞARLO DERGİSİ'Nİ TAKDİM EDİYORUZ !...



'' Dünyanın bütün asık suratlıları, dağılın ! '' sloganıyla çıkan, aylık mizah dergisi ŞARLO ne yazık ki, emeğe en saygısız mizah dergilerindendir. İbrahim Ormancı'nın derginin ilk 3 sayısında yazıları yayınladığı halde, Şarlo'nun internet sayfasında künyesinde adının olmaması hazindir.

Düşünün, Yılmaz Güney, Aziz Nesin gibi yitirdiğimiz insanların bile '' Yazarlar - Çizerler '' bölümünde adı geçerken, İbrahim Ormancı'nın adı yoktur. Acaba Şarlo dergisi, Yılmaz Güney ve Aziz Nesin'in adlarını künyede yayınlamak için kimden izin almışlardır ?

İbrahim Ormancı, tek kuruş telif istemediği ve yazıları Şarlo'da yayınladığı halde,isminin künyede olmamasu hangi akla hizmet etmektedir ? Buna yalnızca İbrahim değil, herkes itiraz eder. İbrahim itiraz etti diye, kabadayı, bıçkın yanıtlar vermek Şarlo'ya yakışır mı ? Gerçekten yazık !...

18 Ağustos 2009 Salı

DELİ DOLU TAYFASINA YANIT !...




Biliyorsunuz, Deli Dolu Dergisi kapandı. Zaten derginin kapanacağını ve tutmayacağını biz söylemiştik. Ama ne yazık ki, Deli Dolu'nun Facebook'ta sayfasında üstü kapalı, ismimizi vermeden bize göndermelerde bulunanlar var. Şöyle diyorlar '' Delidolu gibi ve kapanan diğer mizah dergileri gibi emek ürünlerini karalamakta sakınca görmedi. Kendisine ilgi gösterilmesini saygısızlıkla birleştiren isimler hesap sormayı marifet saydı.Ruhu amatör olarak adlandırdığımız bizler hala ustalarımıza saygı duyuyoruz. ''

A benim değerli arkadaşım, keşke Deli Dolu kapanmasaydı da, biz haksız çıksaydık. Biz Deli Dolu'yu son sayısına değin bayiiden parasıyla satın aldık. Yani biz görevimizi yaptık. Sen biraz bize kızacağına, patronun Mehmet Duru'nun hoyrat ve insanları rencide eden üslubuna kız. Ayrıca, sana dergide övgüler düzen, Cihan Demirci'nin insanları nasıl kullanıp, bir kağıt mendil gibi attığını bil. Çünkü, biz bunu çok önceden yaşadık. Cihan Demirci'nin içinde bulunduğu hangi dergi, uzun soluklu oldu ? Tabii, bir de Ermeni'lerden özür dileme meraklısı Derya Sayın var...

Sakın arkadaşım, Oğuz Aral'ı ağzına alma. Oğuz Aral, Mehmet Duru gibileri dergiden bile içeri sokmazdı. Ayrıca, sen gariban bir çizersin. Deli Dolu'yu bırak başkaları savunsun. Zaten dergi iyi bir şey olsaydı, satardı. Bunu da böyle bil !...